29 Mayıs 2018 Salı

Kendinize Ne Yatırırsanız Onu Alırsınız

Bu makalemde neler bulacağınıza dair kısa bir video oluşturdum. Videoyu izledikten sonra okumayı tercih edebilirsiniz.


Mezun oldunuz. İşe girdiniz. Kartvizitiniz basıldı, e-posta adresiniz açıldı, masanız verildi. Şimdi çoğunuzun aklından geçen cümle şu: “Okul bitti.” Bitmedi. Asıl okul yeni başlıyor ve bu sefer sınav tarihlerini kimse size önceden söylemeyecek.

 

İş hayatına yeni katılan bir gencin en büyük avantajı zamandır. Otuz beş yaşında bir yöneticinin sahip olmadığı tek şey, sizde fazlasıyla var: önünüzde uzun bir yol ve bileşik getirisi olan yıllar. Bugün kendinize koyduğunuz her şey, on yıl sonra faiziyle geri döner. Koymadıklarınız da öyle (tersiyle geri döner).

 

O yüzden soru “ne kadar çalışacağım” değil. Soru şu: kendime ne yatıracağım?

 

Yatırımın üç para birimi

Kişisel gelişime yapılan yatırım üç şeyle ödenir: zaman, para ve dikkat.

 

Genç bir çalışanın parası azdır, zamanı çoktur. Bu, dezavantaj değil; nasıl kullanacağınızı bilirseniz avantajdır. Yıllar geçtikçe denklem tersine döner; paranız artar, zamanınız azalır, dikkatiniz paramparça olur. Bugün bir saatinizi ayırmak, on yıl sonra bir saatinizi ayırmaktan çok daha kolay.

 

Dikkat ise üçünün en kıymetlisi. Çünkü zamanı olan ama dikkati dağınık bir insan hiçbir şey öğrenemez. Akşam iki saat “ders çalışan” ama telefonuna on beş dakikada bir bakan biri, iki saat harcamış olur; iki saat öğrenmiş olmaz.

 

Nereye yatırım yapmalısınız?

 

1. Önce işinizi derinlemesine öğrenin

Kariyerin ilk yıllarında yapılan en yaygın hata, işi yüzeysel öğrenip hemen bir üst basamağa bakmaktır. Görev tanımınızı okumadan, süreçlerin nereden başlayıp nerede bittiğini bilmeden, kendi işinizin şirkete nasıl para kazandırdığını anlamadan yükselmeye çalışmak, temelsiz kat çıkmaktır.

 

Size verilen görevi tanımlayın ve yazın. Yaptığınız işin bir adım öncesini ve bir adım sonrasını öğrenin: sizden önce kimin elinden geçiyor, sizden sonra kime gidiyor, orada ne oluyor. İşini bu derinlikte bilen bir genç, üç yıl içinde odadaki en güvenilir insan olur.

 

Kimse “işini iyi bilen” birinden vazgeçmez.

 

2. Dijital becerileriniz sizin en hızlı getirili yatırımınız

Excel'i “biliyorum” diyen çok, gerçekten bilen az. Office programlarına hâkimiyetiniz arttıkça verimliliğiniz doğrudan artar. Bu, kariyerdeki en net sebep-sonuç ilişkilerinden biridir. Bir raporu iki saatte hazırlayan biriyle yirmi dakikada hazırlayan biri, aynı maaşı alıyor olabilir ama aynı geleceğe sahip değildir.

 

Bununla kalmayın. Şirketinizde kullanılan ERP, CRM, e-ticaret, muhasebe yazılımlarını gerçekten öğrenin. Çoğu çalışan bu programların kendisine gösterilen üç ekranını kullanır ve emekli olur. Siz menüleri gezin, raporları kurcalayın, “bu sistem başka ne yapabiliyor” diye sorun.

 

İşinize dair yazılım fikirleri geliştirin. “Şu iş neden hâlâ elle yapılıyor?” sorusu, genç bir çalışanın sorabileceği en değerli sorudur.

 

3. Bir yabancı dil, hâlâ en yüksek getirili klasik yatırım

Yeni bir dil öğrenmek sadece bir beceri kazandırmaz; bir kültüre, bir literatüre ve bir insan ağına kapı açar. İnternet sayesinde bugün dil öğrenmenin maliyeti neredeyse sıfıra indi (online kurslar, podcast'ler, yabancı dilde diziler, karşı taraftan bir muhatap). Bahane kalmadı. Kalan tek şey düzenli çalışmak.

 

4. Okuma alışkanlığı

Günde on sayfa. Yılda yaklaşık 12-15 kitap eder. Roman okuyun, iş kitabı okuyun, sektör dergisi okuyun, uzun internet makaleleri okuyun. Türü önemli değil; süreklilik önemli. Okumak insanı bilge yapar, huzur verir ve (çok az konuşulan bir yan faydası) dikkat süresini uzatır. Kısa videolara alışmış bir zihnin bir saatlik bir işe odaklanması giderek zorlaşıyor. Okumak bunun panzehiridir.

 

Okuduklarınızı sorgulayın. Bir haberi ya da makaleyi okurken “acaba böyle mi?” diye düşünmek, kendi bakış açınızı geliştirmenin tek yoludur.

 

5. İletişim, diksiyon ve görgü

İş hayatında yükselmenizi engelleyecek şey teknik bilginiz olmayacak. Nasıl konuştuğunuz, nasıl yazdığınız ve nasıl davrandığınız olacak.

 

Açık ve anlaşılır bir dil kullanın. Uzun cümle kurmak zeki göstermez, anlaşılmaz gösterir. Bir e-postayı göndermeden önce bir kez daha okuyun. Toplantıda konuşmadan önce dinleyin. Genç çalışanların en büyük stratejik hatası, değerli görünmek için erken konuşmaktır.

 

Görgü kurallarını küçümsemeyin. Zamanında gelmek, sözünü tutmak, telefonu doğru açmak, yemekte doğru davranmak… bunlar “eski moda” değil, iş hayatının hâlâ geçerli para birimleridir.

 

6. Bedeninize yatırım yapın

Günde 8 saat uyuyun. Karanlık, sessiz bir odada. Günde en az 5.000 adım atın. Bir spor dalına başlayın. Masa başında dik oturun; eğik duruş sizi yorar, yorgunluk dikkatinizi dağıtır, dağılan dikkat işinizi bozar. Zincirin ilk halkası bedeninizdir. (Yirmi beş yaşında bunu okumak sıkıcı gelir. Otuz beşinde okumak ise geç kalmış olmaktır.)

 

Kariyer bir maraton. Maratonu, en hızlı koşan değil, ayakta kalabilen kazanır. Formda olun.

 

7. İnsan ağınız ve bir mentör

Sektörünüzdeki etkinliklere gidin, fuarlara katılın, farklı departmanlardan insanlarla tanışın. Ama “networking” kelimesini kartvizit dağıtmak sanmayın. Ağ, size bir şey verebilecek insanları tanımak değil; birlikte çalışmaktan memnun kaldığınız insanları biriktirmektir.

 

Ve mutlaka bir mentör bulun. Sizden on yıl önde, sizin yapacağınız hataları çoktan yapmış birinin bir saatlik sohbeti, üç kitaptan fazlasını öğretir. İnsanlar sanılandan çok daha yardımseverdir, sadece kimse onlara sormaz.

 

Peki hangi özellikleri kazanmalısınız?

Yatırım bir tarafı. Diğer tarafı, işi yaparken kim olduğunuz.

·         Planlı olmak. Güne yazılı bir listeyle başlayın. Yapacaklarınızı önem sırasına koyun ve sırayla yapın. Her sabah listeyi yenileyin. Önce planlayın, sonra çalışın. Bu, bu yazıdaki en basit ve en etkili tavsiyedir; ne yazık ki basit olduğu için ciddiye alınmaz.

·         Ertelememek. Ertelediğiniz işler yok olmuyor, birikiyor. Bir gün önünüze yığılıyorlar ve içinden çıkamıyorsunuz. “İleride daha çok vaktim olacak” cümlesi, iş hayatının en yaygın yalanıdır.

·         Odaklanmak. Aynı anda birden fazla işi yapabildiğini sanan insanlar, aslında hiçbirini düzgün yapmayan insanlardır. Zihniniz aynı anda tek bir şey tutabilir. İşleri tek tek çözün.

·         Takipçi olmak. İşi vermek, işi bitirmek değildir. Paslayıp arkasını dönenler değil, takip edenler güvenilir sayılır. Gönderdiğiniz e-posta okundu mu? Rica ettiğiniz iş ne durumda? Genç bir çalışanın en hızlı itibar kazandığı yer burasıdır.

·         Sorumluluk almak. Yöneticiyle çalışmak insanı gerer; birçok kişi bu yüzden kabuğuna çekilir, görünmez olmaya çalışır. Görünmez olmak bir strateji değildir; sadece ertelenmiş bir maliyettir. Cesur olun, talip olun, üstlenin.

·         Sonuç odaklı olmak. Çok çalışmak bir erdem değil, bir yöntemdir; erdem olan sonuç almaktır. Etkisiz eleman olmayın. Bir işin bittiğini, harcadığınız saatler değil, ortaya çıkan çıktı gösterir.

·         Rakamlarla düşünmek. Ölçmediğiniz şeyi fark edemez, bilemez, yönetemez, iyileştiremezsiniz. Yaptığınız işe dair kendi istatistiklerinizi ve küçük tablolarınızı tutun. Kaç teklif, kaç gün, kaç hata, kaç saat. Kariyerinizin bir noktasında birisi size “geçen sene ne yaptın?” diye soracak. Cevabı rakamla veren adam farklı bir insandır.

·         Dengeli yaşamak. İş dışı saatlerde eve kapanmayın. Arkadaşlarınızla buluşun, şehrinizi gezin, bir hobi edinin. Hafta sonlarını sadece uyuyarak geçirmek beyninize tek bir mesaj verir: işe döneceğiniz anı bekliyorsunuz. Böylece her pazartesi işe, bir önceki haftanın stresini taşıyarak gidersiniz. Stresin kaynağı kriz değil, rutindir.

 

Son söz: acele etmeyin, ama başlayın

 

Yıllar içinde oturmuş alışkanlıkları bir gecede değiştiremezsiniz. Yukarıdakilerin hepsine yarın başlarsanız, üç gün sonra hiçbirini yapmıyor olursunuz. Bu iradenizle ilgili değil, insan doğasıyla ilgili.

 

Küçük değişimlerin gücüne güvenin. Çalışma şeklinizde yapacağınız ufak düzeltmeler biriktikçe, birkaç yıl içinde arkanıza dönüp bakınca aradaki farkı görürsünüz.

 

Bu ay için tek bir öneri: Yarın sabah, bilgisayarınızı açmadan önce, o günün işlerini bir kâğıda öncelik sırasıyla yazın. Sonra sırayla yapın. Bunu bir ay boyunca her gün yapın. Beş dakika sürüyor. Ve iş hayatınızın ilk yılında öğrenebileceğiniz en pahalı alışkanlık, size bu kadar ucuza mal oluyor.

 

Kendinize ne yatırırsanız onu alırsınız. Erken başlayan kazanır.

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder