1 Nisan 2013 Pazartesi

Pazarlamanız ne kadar dijitalize?


İnternet ve onu kullanmanın yeni nesil araçları dizüstü bilgisayar, tablet ve akıllı cep telefonları inanılmaz bir penetrasyona ulaştı. Zaten internete kablosuz erişim olanakları (wireless modemler, hotspot’lar, 3G…vb) insanları her yerde siber aleme erişebilir kılmıştı. Artık bu cihazlara sahip herkes her yerde online olabiliyor (internete girebiliyor). Facebook, Twitter, Youtube, Instagram ve benzeri sosyal ağlar birçok insanın hayatının vazgeçilmezleri arasında. Blog’u olmayan genç kalmadı neredeyse. Her geçen gün akıllı telefonlarımıza yükleyebileceğimiz yeni uygulamalar çıkıyor.

Kurumlar da epey bir süredir internet bazlı çalışıyor. Zaten e-posta yaklaşık 20 yıldır iş yaşamının olmazsa olmazı. Web sitesi olmayan şirket kalmadı gibi birşey. E-ticaret de yaygınlaşıyor. Uzman e-ticaret sitelerinin yanı sıra markaların da online mağazaları var. (Tüketiciler de internetten alışverişi sevdi. Üstelik bu alışverişlerin oranı akıllı telefonlar lehine hızla yükseliyor.) Kurumsal kaynak planlama (ERP) programlarının çoğu web ara yüzüne sahip. İnternete erişebildiğiniz her yerden firmanızın performansını görebiliyorsunuz.

Hemen hemen herkesin Gmail, Hotmail, Yahoo uzantılı mail adresi var. Bu adreslere gelen mailleri kullanıcılar dünyanın her yerinden, her cihaz üzerinden zaten uzun yıllardır görebiliyorlar.  Çünkü posta kutuları kendi bilgisayarlarında değil, sunucu tarlalarında. Google, Microsoft, Yahoo gibi firmaların e-posta hizmeti için yıllarca önce kurdukları sunucu tarlaları bugün bilişim dünyasının en çok konuşulan teknolojisi Bulut Bilişim’in köklerini oluşturuyor.

Bu yazımda klasikleşen dijital pazarlama (e-marketing) uygulamalardan bahsetmek istiyorum. Çünkü hayatın her alanını kuşatan, insanların gündeminde her geçen gün daha fazla yer işgal eden dijital platformu (interneti) hala bazı iş adamlarımız keşfetmiş değil. Hala işletmelerimizin çoğu dijital pazarlamanın nimetlerinden yararlanmıyor.  

Neden Dijital Pazarlama?
İnsanların medya tüketiminde internet önemli bir rol oynuyor. İnsanlar gazeteye, radyoya, televizyona ayırdıkları zamandan kısıp internete yöneldiler.  Ayrıca birbirinden harika internet bazlı cihazlar ve yazılımlar da insanların daha çok internette kalmalarını sağlıyor. Gözlerini bilgisayar, tablet ve akıllı telefon ekranına kilitleyen tüketicileri markanıza baktırmak için yapabileceğiniz tek şey sizin de internette aktif bir şekilde var olmanızdan geçiyor.

Microsoft, Apple, Google, Samsung gibi firmalar tüketicileri dijital yaşama hızla alıştırmaktadır. İnsanları internetin nimetlerinden daha fazla yararlandırmak için mobil cihazlara ve bulut bilişime odaklanmışlardır. Dijital dünyadan keyif alan ve nemalanan bireyler de daha fazla dijital çözümler tüketmeye başlamıştır. Üstelik bu kişiler etraflarını etkileme gücüyle hızla diğer insanları da dijital dünyanın içine çekmektedirler. Nitekim bilişim dünyasının bugünkü noktaya çabuk gelmesinin nedeni de teknoloji tüketicilerinin hiç de azımsanmayacak nüfusa ulaşmasıdır.

Kaç kişi ki bu dijitalize topluluk, demeyin. Pazarlama politikalarınızda onlara da yer verecek kadar varlar. Üstelik alım güçleri de çok yüksek. 2012 yılında 30 milyar TL’nin üzerinde internetten alışveriş yaptılar. 2015 yılında ise internetten 200 milyar TL’nin üzerinde alışveriş yapmaları bekleniyor. Nerede bunlar demeyin. Sağınızda solunuzdalar. Her sosyo-ekonomik statü (SES) grubundan insan var içlerinde. Sayıları da her geçen gün artıyor. İnternetten alışveriş yapmayan ama alışveriş kararlarını internette yaptıkları sörfler sonucunda veren kitleden bahsetmiyorum bile. (Bir istatistik yok ama tahminlerime göre 2012 yılında yapılan fiziki alışverişin 300 milyar TL’si internet verilerinden etkilenerek yapılmıştır bence.)

Hedef kitleleriniz hızla dijitalize oluyorsa siz de aynı hızla dijitalize olmalısınız ve markanızın geleceği için dijital dünyayı anlamaya ve ondan faydalanmaya başlamalısınız. Pazarlama çoktan dijital dünyaya ayak uydurdu mesela. Pazarlama; geleneksel pazarlama ve dijital pazarlama olarak ikiye ayrıldı. Markalara dijital pazarlama önerileri, projeleri ve kampanyaları üreten dijital ajanslar, sosyal medya ajansları ve benzeri kurumlar bile var. Ürününüzü kitlelere tanıtmak ve alışverişe yönlendirmek için dijital pazarlamadan yararlanmanızın vakti geldi de geçiyor.

Bu makaleyi dijitalize olamamış tek dişi kalmış dinazor firmalarımız için yazıyorum.  Bilmemek değil öğrenmemek ayıp demişler. Konuya biraz vakıf olanlarınız sıkılacak ama yeni başlayanlar için e-marketing’in abc’sinden başlayarak konuyu ele alacağım.

Nereden Başlamalı?
Eğer bir işletme sahibi olarak internetten, bilgisayardan, akıllı telefonlardan, sosyal ağlardan uzaksanız dijital pazarlama kavramını ve içeriğini anlamanız zordur. Ama yılmamalı ve dijital dünyaya dalmak için kendinize telkinde bulunmalısınız. Yüzme öğrenmek için suya atlamak zorundasınız.

Hedef kitlelerin (tüketicilerin) karşısına televizyon, gazete, radyo ve açıkhava mecralarıyla çıkmaya alışmış markalar bile dijital mecranın gücünü yeni fark etmiş durumdayken, e-posta kullanmayan iş adamlarının dijital pazarlamayı kavraması doğal olarak güçtür. Özellikle dijital pazarlama alanında hizmet veren ajansların, bilişim uzmanlarının ve danışmanların çok karmaşık bir dil kullandıklarını da göz önüne alırsak, iş dünyamızın dijitalize olmaktan neden uzak durduklarını anlamak zor değil.

Dijital dünyadan uzak veya dijital pazarlamaya uzak iş adamlarına önerim öncelikle gözlem yapmalarıdır. Etraflarında dijitalize olmuş insanlara soru sorup dijital dünyadan ne kadar ve nasıl faydalandıklarını öğrenmeleridir. Ardından kendilerine mutlaka dizüstü bilgisayar, tablet ve/veya akıllı telefon almalı ve kurcalamaktan korkmayarak teknolojiyi bizzat öğrenmeye çalışmalarıdır.

Sörf
İnternete bağlı cihazınızdan sanal âlemde gezebildiğiniz kadar gezinin. Haber sitelerinden rakip firmaların sitelerine kadar birçok siteye girip çıkın. Google, Yahoo, Yandex, Bing gibi arama motorlarına dilediğiniz kelime veya cümleleri yazarak araştırma yapın. Bir arkadaşınızın adını veya merak ettiğiniz bir tarihi kişiliğin adını yazın mesela, karşınıza onlarca hatta yüzlerce sayfa çıkacaktır. Arkadaşınız hakkında çıkan sayfalar sizi şaşırttı değil mi? Eee, internet çıkalı neredeyse 20 yıl oldu ve her gün birileri her şey ve herkes hakkında bir şeyler ekleniyor. Bu eklentileri sadece medya yapmıyor sıradan insanlar da yapıyor. Böylece tanıdığınız birçok insanın resmini veya bir haberini internette görebilmek mümkün oluyor. Merak etmeyin bir yıl sonra siz de internete düşeceksiniz J  İnternette dolaştıkça sanal alemde size dair de bir şeyler olsun istemeye başlayacaksınız. Demedi demeyin. Şimdilik röntgenci takılmanın keyfini çıkarın. 

E-posta
Dijital dünyadan nemalanmanın en önemli aracı e-posta’dır. Bence e-posta alıp vermeye başlayan bir insan dijitalize olma yolunda en önemli adımı atmış demektir. Zaten e-posta dijital pazarlamanın ilk ve en önemli ayağıdır. Günde milyarlarca e-posta birilerine ürün tanıtmak veya teklif sunmak için gönderilmektedir. E-reklam ve e-bülten bunlardan biridir. Tabi tanımadığınız kişilerden gelecek tanıtım veya satış amaçlı e-postalar (bunlara spam denir) zamanla sizin de canınızı sıkacak. Ama gülü seven dikenine katlanır. Şirketinizin web sitesi yoksa kurumsal e-posta hesabınız olamayacaktır. Ama şimdilik Gmail veya Yahoo uzantılı bir e-posta hesabı ile antrenman yapabilirsiniz. E-posta alıp vermek çok hoşunuza gidecek. Kartvizitliğinizdeki insanlar şimdiden e-posta göndermeye başlayın derim. Unutmadan, dijital dünyadan çakmıyorsanız bile, dinazor olarak anılmamak için, en azından e-posta hesabınız olsun.

Web Sitesi
Şimdi sıra şirketiniz için bir web sitesi açma vakti geldi. Önce alan adını almalısınız. www.şirketinizinadı.com adlı alan adı umarım boştur. Değilse “.com.tr”, “.net” veya “.biz” uzantılı alan adlarını deneyiniz. Onlar da doluysa şirket ismine ufak bir ekleme (örneğin sektörünüzün adı) yaparak tekrar deneyin, mutlaka boş bir alan adı vardır. Alan adını, alan adı ve web sitesi barındırma (hosting) hizmetleri sunan Doruk Net, TürkTicaret Net gibi firmalarından alabilirsiniz. Alan adı ücretleri yıllık 20 TL civarındadır. Şimdi geldi sıra web sitenizin tasarımına. Bunun için ya bir web tasarım ajansıyla çalışacaksınız ya da serbest çalışan bir web tasarımcı bulacaksınız. Ajansla çalışırsanız 5000 TL gibi bir ücreti gözden çıkarmalısınız, serbest çalışanlar ise 1000 TL’ye bile bu hizmeti vermektedir. Tabi içeriği siz vermelisiniz. İçerikten kastım metin ve resimlerdir. Rakiplerinizin sitelerine bakarak nasıl metinler yazmanız gerektiğini kolayca anlayabilirsiniz. Web sitesi tasarımınız tamamlandığında, ortaya çıkan sayfaları hosting hizmeti veren bir firmanın sunucusuna (server) koymalısınız. Bu hizmetin yıllık ederi 150 TL’ler civarındadır. (Web siteniz açıldığına göre artık kurumsal e-posta adresinizi de açabilirsiniz. Size önerim ad ve soyadınızı kısaltmadan adınızsoyadınız@firmaadı.com tarzında bir e-posta adresi açtırmanızdır. E-postalarınızı bilgisayarınızdaki Outlook yazılımı üzerinden yöneteceksiniz) Web sitenizde firmanız ve ürün/hizmetleriniz hakkında bilgi vermeniz yetmez. Hedef kitlelerin size ve ürüne nasıl ulaşacağını da tarif etmelisiniz. Bayilerinizin erişim bilgileri ve varsa ürününüzü satan e-ticaret sitelerine yönlendirme yapmanız gerekir. Tabi en iyisi kendi e-ticaret sitenizi açmak ve ziyaretçilerinizi oraya yönlendirmektir. Web sitenizin tıklanma/ziyaret rakamlarını bilmenizde de fayda var. Performansını takip edebileceğiniz bir web sitesi yaptırmanızı öneririm. Web sitenizi en kötü ihtimalle 3 ayda bir güncellemenizi, tasarımını da yılda bir revize etmenizi öneririm. Her zaman daha iyi bir web siteniz olabilir, olmalıdır da. Eğer kontrol panelli bir web sitesi yaptırırsanız bazı basit güncellemeleri kendiniz yaptırabilirsiniz.

E-ticaret Sitesi
E-ticaret sitesi açmak artık çocuk oyuncağı. Bu alanda profesyonelleşmiş 100’e yakın firma var. Hazır e-ticaret siteleri satıyorlar. Uzun ve yaygın kullanımların sonucunda mükemmel hale gelen bu e-ticaret paketlerini kendi tasarım anlayışınıza göre şekillendirmeniz de mümkün. Yıllık 500 TL ile 3000 TL arasında fiyatlara sahip olan bu hazır e-ticaret paketlerini artık koca koca reklamverenler bile kullanıyor. Sakın kafanıza göre bir e-ticaret sitesi yazdırmaya kalkmayın. O iş uzun sürer ve ayağınıza dolaşır. Bahsettiğim hazır paketlerden birini alın. Sanal mağazanızın yıllık cirosu 500 bin TL’yi geçerse belki size özel bir program yazdırabilirsiniz. Ama yine de hazır paketler kullanmanızı öneririm. Tabi açtığınız sanal mağazanın başına mutlaka birisini koymalısınız. Sitenin aksamadan işlemesi, müşterilerin sorularına cevap vermesi, siparişleri göndermesi için sanal dükkanın da bir elemanı olmak zorunda. O elemanın bilgi işlem kökenli olmasını öneririm.

E-ticaret sitesi açmayacaksanız bile mevcut e-ticaret siteleri ile temasa geçip ürününüzü onların mağazalarından satmaya çalışın. Örneğin Markafoni.com veya Hepsiburada.com veya Yenicarsim.com sizin için güzel bir sanal satış noktası (ve sanal bayi) olabilir. Bugün bir çok restoran ve hızlı yemek noktası cirolarının önemli bir kısmını Yemeksepeti.com üzerinden elde ediyor. Markafoni.com gibi fırsat siteleri firmaların stoklarını eritmesini sağlıyor.

ERP Programı
Madem e-ticaret sitesi açtınız ve yönetmesi için bir bilgi işlemci aldınız, oldu olacak bir de kurumsal kaynak planlama (ERP) programı alın derim. Bu programların içinde muhasebe, finans, satınalma, üretim, stok, satış, mağazacılık gibi modüller var. Bu departmanlarda çalışanlar kaydi bilgileri ERP programına girerek bilgi ve veri akışını hızlandırıyor ve çok doyurucu raporlar alabiliyorlar. İçinde CRM (müşteri ilişkileri yönetimi) modülü de olan bir ERP programı şirketinizi daha iyi yönetmenizi ve daha doğru kararlar almanızı sağlayacaktır. Bu tip programlara tanımlanan veriler, şirketinizdeki çalışanlarca düzenli olarak girilirse her türlü performans değerlendirmesi alınabilir. Birçok ERP programı web arayüzlü olduğu için de siz dünyanın bir ucundan herhangi bir bilgisayar ve internet bağlantısı ile o gün ne üretilmiş, ne satılmış, ne tahsil edilmiş, ne kadar sipariş alınmış, stoklarınızda ne kadar ürün var ve benzeri her şeyi görebilirsiniz. CRM modülü aracılığıyla müşterilerinize özel kampanyalar kurgulayıp teklifler üretebilirsiniz.  Üstelik e-ticaret programınızla entegre çalıştırma olanağı sayesinde sanal mağazanız daha da hızlanacaktır.

Banner
İnternette reklam denince ilk akla banner gelir. Hedeflediğiniz kitleleri web sitenize ve e-ticaret sitenize çekmek için internete banner formatında ilanlar verebilirsiniz. Hedef kitlenizin ilgiyle takip ettiği siteleri araştırıp öğrenin. Banner ilan vermek için bu alanda uzmanlaşmış medya satınalma firmaları var, onlarla temasa geçin. Veya gözünüze kestirdiğiniz web siteleriyle direkt iletiime geçin. Banner tasarımı zor bir iş değildir. Web tasarımcınız çok hızlı bir şekilde yapabilir. Grafik animasyon şeklinde hazırlanan banner’larda markanızla ilgili mesajınızı verirken “tıklayın” kelimesine de mutlaka yer verin. Bu kelime insanları banner’a tıklamaya daha çok ikna ediyor. Eğer isterseniz web sitenizi yaptırdığınız yer hangi bannerlerınızdan web sitenize kaç ziyaretçi geldiğini size raporlayabilir. Böylece banner performansınız da ölçmüş olursunuz.

Trafik artırmak
Web sitenize veya e-ticaret sitenize daha fazla insanı çekmek istiyorsanız Banner’ın yanı sıra yapabileceğiniz başka taktikler de var. Öncelikle kendi e-postalarınızın altında mutlaka web sitenizin adresi olsun. Böylece mail gönderdiğiniz kişileri web sitenize daha sık girmelerini sağlarsınız. Arama motorlarına, özellikle de insanlar tarafından en çok kullanılan Google’a AdWords tarzı reklamlar verin. Böylece sizin sattığınız ürünleri Google’a yazan birisi ilk sayfada (üstte veya yanda) firmanızın bilgisini ve linkini görebilir ve tıklayarak doğruca size yönlenir. İnternetteki web sayfalarında, bloglarda ve sosyal medyada ne kadar çok web adresiniz yer alırsa ve o adreslere tıklayarak ne kadar çok insan web sayfanıza yönlenirse arama motorlarında o kadar ön sıralarda çıkarsınız. Bloglarda ve sosyal medyada bol bol firmanıza link verecek şekilde var olmaya çalışın. Arama motoru optimizasyonu (SEO) denen kavramı araştırın ve/veya bu alanda hizmet veren bir bilişimciden yardım alın. O sizin web sitenizi ilk sayfalarda yer alması için neler yapmanız gerektiğini gösterecektir. Firmanızı ve erişim bilgilerinizi ticaret portalı olan web sitelerine kaydettirmeniz de önemlidir. Bu tip portallardan web sitenize ve santralinize epey bir müşteri yönlenecektir. İnterneti en iyi kullananlardan sektör kuşkusuz medyadır. Televizyonların, gazetelerin ve dergilerin web siteleri de halk tarafından çok sıkı takip edilmektedir. Medyaya düzenli aralıklarla haber değeri olan basın bültenleri gönderirseniz onların web sayfalarında da yer alacağınız için markanız hakkında arama motorlarında daha çok haber çıkacaktır. Bu da web sayfanıza olan trafiği artıracaktır.

Sosyal Medya
Sosyal medyanın meşhur ikilisi Facebook ve Twitter hakkında epey şey duymuşsunuzdur. Gerçekten keyifli ve faydalı programlar bunlar. Her ikisinde kişisel hesap açarak sanal dünyada sosyalleşmeye başlamalısınız. Göreceksiniz bu programları sadece kişiler değil, firmalar da kullanıyor. Siz de üç dört aylık süreçte sosyal medyayı keşfedecek ve müşterilerinize buradan nasıl ulaşabileceğinizi kurgulamaya başlayacaksınız. Firmalar buralarda açtıkları sayfalarla takipçilerine marka haberlerini ve kampanyalarını iletiyorlar, böylece insanlar sevdikleri markalardan sıcağı sıcacığına haberdar oluyorlar. Ayrıca markanın tüketicileri de birbirlerinden haberdar olabiliyorlar, birbirlerine deneyimlerini aktarabiliyorlar. İnsanlar sosyal medyada karşılaştıkları markaların web ve e-ticaret sitelerine daha kolay yönelmektedirler. Sosyal medyanın ağır toplarından Youtube ve Instagram’da da firmanıza ait sayfalar açabilirsiniz. İşinizle ilgili video ve resimleri buradan takip etmek isteyecek çok takipçiniz olacaktır. Yalnız sosyal medyada var olmak için var olmayın. Takipçilerinizi bilgilendirmek, şaşırtmak ve eğlendirmek için var olun. Sosyal medyadaki aktifliğinizin sorumluluğunu da bilgi işlemcinize devredin. (Dijital pazarlama gündemimize girdiğinden beri ben bilgi işlemcileri pazarlama departmanının elemanı olarak görüyor ve pazarlama müdürüne bağlıyorum. Size de tavsiye ederim.)

Blog
Bloglar da sosyal medyanın önemli bir parçasıdır. Blog açan firmalar buradan ürünlerini tanıtmakta, tüketicilerin deneyimlerini yayınlamakta, takipçilerine faydalı bilgiler vermektedirler. Ayrıca bloğunuzda müşterilerinizle interaktif bir diyalog yaşayacağınız için bu diyaloglardan müşteri adaylarınız etkilenecektir. Firmanızla ilgili bir blog açmanız da size hem yeni müşteri kazandıracak hem de mevcut müşterilerinizin memnuniyetini artıracaktır. Bayilerinizi de blog açmaya teşvik edin. Bloglardan web sitenize epey insan yönlenecektir. Her hafta bloğunuza yeni bir yazı eklemeyi unutmayın. Tüketicilerin açtığı bloglara da kayıtsız kalmayın. Eğer onlar firmanızdan, markanızdan, ürünlerinizden veya sektörünüzden bahsediyorsa siz de devreye girin ve diyalog kurun.

Google Alerts
Firmanız, markanız, sektörünüz, rakipleriniz, siz ve daha bir çok konuda sanal alemde çıkan haberleri günü gününe öğrenmek istiyorsanız Google’ın harika bir hizmeti olan Alerts’den faydalanın. Buraya istediğiniz kelimeyi giriyorsunuz, internete o gün o kelimeyle ilgili yeni bir şey yüklendiyse, Google Alerts size hemen haber veriyor. Bir nevi medya takip hizmeti anlayacağınız. Üstelik de ücretsiz.

Karekod
Barkodla tanışalı uzun yıllar olduğu için onu biliyorsunuz. Fark ettiyseniz son zamanlarda bir de karekod var. Özellikle gazete ve dergi ilanlarında reklamın bir yerinde duruyor. Hatta gazeteler haberlerin köşelerine de karekod koyuyorlar. Eğer telefonunuza karekod okuyucu yüklediyseniz, ilandaki karekodun üzerine objektifi tutuyorsunuz ve program karekodu okuyarak internette bir sayfaya sizi otamatik yönlendiriyor. Yönlendirildiğiniz sayfada ilandaki markayla ilgili bir tanıtım filmi veya web sitesi görüyorsunuz. Marka hakkında daha fazla bilgileniyorsunuz. Nasıl, çok güzel değil mi? Siz de karekod uygulamasıyla interaktif ilanlar yayınlayabilirsiniz. İlanlarınızı görenleri kısa sürede web sitenize sokabilirsiniz. (Artık barkod üzerinden ürün araştırması yapmak da mümkün. Arkadaşınızın aldığı bir ürünün barkodunu akıllı telefonunuza okutuyorsunuz, telefonunuz da o ürünün nerede kaça satıldığını size hemen gösteriyor.) Bence karekod uygulaması ürün etiketlerine ve kartvzitlere dahi girmelidir. Ürünü incelerken üzerindeki karkodu akıllı telefonuma okutup bilgi alabilsem, bir uzman görüşü dinlesem veya nasıl kullanabileceğimi görsem fena olmaz mıydı? Veya birisinin kartvizitini aldığımda üzerindeki karekodu okutsam ve kişinin web sayfasına gitsem? 

Markette Değil Açıkhavada Satış
Uzakdoğuda bir firmaya (Tesco’nun Guney Kore’deki marketler zinciri), ürünlerini market raflarında satmak yetmemiş olacak ki, açıkhava reklamlarıyla da perakende satış yapmaya başladılar. Nasıl mı? Metro duraklarındaki reklam alanlarına verdikleri ilanlar ürünlerle dolu. İlanları raf mantığında hazırlamışlar. Durakte değil de market rafları arasındaymış gibi hissediyorsunuz kendinizi. Durakta bekleyenler ilanlardaki ürünlerin altında bulunan karekodunu cep telefonlarına okuttuklarında hemen mobil alışveriş sitesine yönleniyorlar. Alım yaparlarsa parası cep telefonu faturasına geliyor, aldıkları ürün de evlerine gönderiliyor. Bu kadar basit ve bu kadar hızlı. Çok akıllıca değil mi? Bu market bu yöntemle %20 satış artırmış.

Viral Tanıtım
Firmalar artık sırf internette izlenmesi için reklam filmi hazırlatıyorlar. Takipçiler filmin linkini birbirine göndererek reklamın izlenmesini sağlıyor. Televizyonlarda hiç vizyona girmemiş böyle yüzlerce reklam var sanal alemde. Hatta firmalar televizyona çıkacakları reklamı bir gün öncesinden sosyal medyaya koyarak viral dağılımını sağlıyorlar. Ayrıca sadece sosyal medyada geçerli viral kampanyalar da yapılıyor.  Burada amaç firmanın Twitter, Facebook ve Blog sayfalarına daha fazla üye çekmek. Ve bu yolla sadık müşteriler kazanmak.

Bu kadar dijital pazarlama dersi ve önerisi sanırım yeter. Geleneksel pazarlama faaliyetlerinizin yanına dijital pazarlamayı da eklemeniz gerektiğine sanırım sizleri inandırmışımdır.

Sanal alemden müşteri kapma yolunda sizlere başarılar diliyorum.