1 Ocak 2007 Pazartesi

Girişimci Adayının Sermayesi Aklıdır

Herhalde kendi işinin sahibi olmayı hayal etmemiş insan yoktur yeryüzünde. Girişimci olmaya karar vermek ve girişilen işte başarılı olmak zordur. Birçok girişimci adayı daha işi planlarken vazgeçmiş veya işi kurduktan sonra yürütemeyip kapatmıştır. Nitekim istatistiklere göre yılda 35-40 bin şirket kurulurken, 25-30 bin şirket de kapanmaktadır.

Türkiye’de; şahıs, limited ve anonim şirket sayısı yaklaşık 2 milyon iken, çalışan sayısı yaklaşık 20 milyondur. Yirmi ve yetmiş yaş arasında olup da işgücüne katılmayan yaklaşık 20 milyon daha insanımız vardır. Yani ülkemizde her 20 kişiden sadece biri girişimcidir. Son on yılda girişimci sayımız hızla artsa da, girişimci fakiri bir ülke olduğumuz söylenebilir. 

Üretimin artması ve hizmet sektörünün çeşitlenmesi için daha fazla girişimciye ihtiyaç duyduğumuz bir gerçek. İçinde girişim planları olanları heveslendirmek için de onlara yol göstermek gerekiyor.

Girişimci adayları genelde önlerindeki en büyük engelin sermaye olduğunu düşünürler. Sermayeden daha çok ihtiyaç duyacakları şey “stratejik plan”dır. Eğer “nereye dükkan açmanız” gerektiğini doğru tespit edebilir ve ilk iki yılınızı iyi planlayabilirseniz çok başarılı bir iş adamı olmanız çok kolay olacaktır. Dolayısıyla girişimci adayı sermayesine değil, aklına güvenmelidir.

Girişimci olmayı hayal eden her insanın aklında birden fazla iş fikri vardır. Olması gereken de budur. Girişimci olmak isteyenler önlerine en az 3 girişim fikri koyarak değerlendirme yapmalıdırlar. Bu işleri birbirleriyle kıyaslayabilecek kadar da bilgiye sahip olmaya çalışmalıdırlar.

Etrafımda iş fikrini hiç sorgulamadan hızla iş kuran insanlar görüyorum. Tabi sonra çok pişman oluyorlar. Herhangi bir sektörde girişim yatırımı yapmadan önce 3 şeyi çok iyi bilmeniz gerekir;
·         İşi bilmek
·         Sektörü bilmek
·         Rakipleri bilmek

Bu 3 konuya vakıf olduğunuzda girişiminizi başlatabilirsiniz. Ama bu konuyu yeterince bildiğinizden emin değilseniz girişim yatırımına başlamayın derim. Sonu hüsranla biter.

İşi bilmek
Yapmayı düşündüğünüz işi çok iyi bilmeniz gerekir. Bilmediğiniz bir işe, çok para var söylentileriyle girmeniz doğru değildir. Birçok girişim bu sebeple başarısız olmuştur. Başarılı girişimcilere baktığınızda girişimcinin uzun yıllar çalıştığı iş kolunda bir işletme kurduğunu görürüz. Bir tezgahtarın mağaza açması veya bir matbaa makinesi ustasının matbaa açması doğru girişim hamlesidir. Ama bir tezgahtarın matbaa açması veya bir matbaa makinesi ustasının mağaza açması doğru bir girişim değildir. Etrafımda, hiç tecrübe edinmedikleri, ama arkadaşlarından veya medyadan duyduklarıyla yarım yamalak bilgilerle yepyeni bir alanda iş kurmayı planlayan insanları gördükçe çok şaşırıyorum. Cahil cesareti denen şey bu olsa gerek. Yapmayı düşündüğünüz işteki tedarikçileri, insan kaynağı niteliklerini, iş bölümünü, müşterileri bilmeden, onları göremeden bir iş kurmak hayalciliktir. Bilmediğiniz, ama çok karlı olduğuna şiddetli olarak inandığınız (inandırıldığınız) bir alanda iş kurmaya kararlıysanız yapmanız gereken ilk iş girişim hamlenizi 6 aylığına askıya almak ve bu iş kolundaki şirketlerden birinde işe girmek olmalıdır. Örneğin bir moda markası yaratmayı düşünüyorsanız bir hazır giyim firmasında mutlaka iş bulmanız ve bir süreliğine çalışmanız gerekir. İster 2 aylığına olsun ister 2 seneliğine olsun, aşağıdaki sorulara yeterince cevap verebilecek bilgiye sahip olacak sürede çalışmanız sizin için daha hayırlı olacaktır.

·         Ürün tasarımı, moda takibi, koleksiyon hazırlama süreçleri nelerdir?
·         Kumaşlar, iplikler, aksesuarlar nereden alınıyor?
·         Kesim, nakış, dikiş nerede yapılıyor?
·         Fason ürerim yaptırmak/yapmak nasıl oluyor?
·         Kalite kontrol, ütüleme, etiketleme, paketleme nasıl yapılıyor?
·         Toptancılara, perakendecilere, yurtdışına nasıl mal satılıyor?
·         Depolama, sevkiyat, faturalamada neler önemli?
·         Fotoğraf çekimi, broşür, defile, reklam konuları nasıl yönetiliyor?
·         Marka yönetimi, pazarlama, kampanya adına neler yapılıyor?
·         Mağazalaşma, mağaza atmosferi, mağaza işletmesinde nelere önem veriliyor?

Yukarıdaki soruların cevaplarını kendinize yeterince verebildiğinizde moda markası yaratmak için kolları sıvayabilirsiniz. Tabi bu konularda bilgilenmek size zor ve uzun bir süreç gibi geliyorsa, yanınıza bu konularda tecrübeli bir ortak almayı da tercih edebilirsiniz. Yine de girişimin finansör ortağı olmakla yetinmeyin derim, know-how koyan ortağınızın bilgi ve becerisine ulaşmanızı öneririm.

Sektörü bilmek
Bir girişimin başarılı olmasında sektörün potansiyeli ve büyüme ivmesi de oldukça etkilidir. Yabancı dil bilen sayısının hızla arttığı, arama motorlarının çeviri hizmeti sunduğu bir dünyada tercüme bürosu açmak çok da parlak bir fikir olmayabilir. Girmek istediğiniz sektörü internet sayesinde kolayca enine boyuna araştırabilirsiniz. Sektör dernekleri vasıtasıyla sektörün son beş yılda ne kadar büyümüş olduğunu ve gelecekte ne kadar büyüyeceğini çok kolay öğrenebilirsiniz. Kurumsal ve nihai müşterilerin ürünler hakkındaki görüşlerini öğrenebilirsiniz. Girmeyi düşündüğünüz sektörün batı ülkelerindeki ve komşu ülkelerimizdeki büyüklüğünü araştırıp kıyaslama yapabilirsiniz. Tüm iş fikrinizi doğru analiz etmenize ve kuracağınız işletmeyi doğru yönlendirmenize yarayacaktır. 

Rakipleri bilmek
Girmeyi düşündüğünüz sektördeki rakiplerinizin web sitelerini çok ayrıntılı incelemeniz gerekir. Rakiplerinizin firma ve marka adlarını Google’a yazarak çıkan her sonucu okumanız gerekir. Rakibinizin sahibi veya genel müdürü veya pazarlama müdürünün adını Google’a yazarak, onların medyaya verdiği röportajları okumanız da size çok güzel fikirler verecektir. Tüm bu araştırmalar sayesinde rakipleriniz bugüne hangi aşamalardan geldiğini öğrenebilir, kendinize daha doğru bir rota çizebilirsiniz. Ayrıca bu araştırma size sektör hakkındaki bilgilerinizi artırmanıza da yarayacaktır.

İşi, sektörü ve rakipleri enine boyuna öğrendiğinizde işe girmek için ne kadarlık bir sermayeye ihtiyacınız olduğunu da neredeyse kuruşu kuruşuna hesap edebileceksiniz. Bu aşamada sermayeyi nasıl denkleştireceğinizi de kendiliğinden keşfedeceksiniz.  

Yapacağınız yatırımın boşa gitmemesi için girişim kolunuzdaki deneyiminizi ve bilginizi artırmanız hayati derecede önemlidir. İki kalas ve bir hevesle iş kurulmaz.

Bazı girişimci adaylarını bekleyen iki zorluktan bahsetmeden geçemeyeceğim. Birincisi ailesinde girişimci bulunmayan adayların yaşadığı zorluk, diğeri de finansal stresle başa çıkamama durumudur.  

Özellikle maaşlı çalışanların ve babası maaşlı çalışan gençlerin girişimcilik çabalarının çoğunun başarısızlıkla sonuçlandığını gözlemliyorum. Hatta babası çiftçi olanların veya babası düzensiz (yevmiye bazlı) işler yapanların girişimcilikte nispeten daha fazla başarılı olduklarını söyleyebilirim. Babası ticaretle veya üretimle uğraşan gençlerin ise baba işini devam ettirmekte veya kendilerine yeni bir iş kurmakta zorluk çekmediklerini görüyorum. Çünkü aile şirketlerinde çalışarak ve babalarından işin nasıl yürütüldüğünü görerek girişimci vasfını edinebilmektedirler. İş adamı olmak için işi bilmenin yetmediğini, iş başlatma, iş süreçlerini ve insan kaynaklarını yönetme, risk üstlenme, tedarikçilerle ve müşterilerle iş görüşmeleri yapabilme, finansal akışı sabırla ve özenle yönetebilme yetenekleri gerekiyor diyebiliriz. Zira aynı işyerindeki patron ile çalışan arasındaki; deneyim, beceri ve bilgi farkı bu alanlarda oluşmaktadır. İşi patrondan daha iyi bildiğini düşünenlerin girişimci olamama sebepleri sermaye olamaz, çünkü işadamlarının çoğu sağlam bir sermayesi olmadan, yokluklar ve iflaslar içinden çıkarak işlerini büyütmeyi becerebilmişlerdir. Yine de aileden girişimci olmayanların yukarıda bahsettiğim girişimcilik adımlarını (işi, sektörü ve rakipleri bilmek) bilinçli ve hakkıyla atmaları durumunda kolaylıkla başarılı iş adamları olabileceklerini söyleyebilirim.

Bir girişimciyi bekleyen diğer en büyük zorluk; çalışanların maaşlarını, işyerinin kirasını ve tedarikçilerin faturalarını ödeyememe stresidir. Tahsilatlar ile ödemeleri denkleştirememenin yarattığı baskı insanı çatlatacak derecede ağırdır. İş kendi döngüsünü yakalayasıya kadar tüm girişimciler bu kaygıyı çok şiddetli yaşar. İşini rayına oturtmuş iş adamları da zaman zaman maaşları, kiraları veya faturayı ödeyemedikleri durumlara düşmüşler, ama alışkın oldukları bu durumların üstesinden aşırı strese girmeden gelmişlerdir. Sonuçta işinizin başarısı ülke ekonomisine, tüketim trendlerine, rakiplerinizin ataklarına da bağlıdır. Yani şirketinizi mükemmel işletseniz de bu dış faktörler yüzünden zarar edeceğiniz, finansal akışınızı dengede tutamayacağınız dönemler yaşayabilirsiniz. Önemli olan bu dönemleri atlatabilecek sakinliğe ve soğukkanlılığa sahip olmanızdır. Aksi taktirde panik olacak ve yanlış kararlar vererek işinizi daha da çıkmaza sokacaksınızdır. Mali kriz dönemlerinde çoğu iş adamanın basireti bağlanır ve işlerin daha da kötüye gitmesine seyirci kalırlar.  Girişimci olacaksanız başınızdan en az 3-4 defa mali kriz geçeceğini bilmenizde ve buna psikolojik olarak hazırlanmanızda fayda var.

Tüm girişimci adaylarına başarılar diliyorum.

İnternet Sitem: www.muratsaylan.com